Spor Salonu Açmak İçin Hangi Bölüm? Bir Hayalin Peşinde
Kayseri’nin soğuk sabahlarında, dışarıdaki rüzgarın pencerenin kenarından süzülen uğultusuyla uyandım. Gözlerim henüz uykulu, ama kafamda büyük bir fikir dönüyordu. Spor salonu açma hayalim… Bu fikir yıllardır kafamda var ama bir türlü harekete geçirememiştim. Bugünse biraz daha farklıydı. Bugün, bir adım atmaya karar verdim. Ama bir soru kafamı kurcalıyordu: Spor salonu açmak için hangi bölüm? Hangi bölüm gerçekten bu hayali gerçekleştirmemi sağlar? İşte, bunun cevabını bulmaya çalıştım.
O Sabahın İlk Adımları
Geceyi bir kafede geçirmiştim, tek başıma. Günlük yazarken içimdeki heyecanı kelimelere dökmeye çalıştım. Spor salonu fikri, yıllardır beni içinde sıkıştıran, adeta içimi kemiren bir şeydi. Ancak sabahları kalkıp işe gitmek, günlük koşturmaca derken, bu fikri hep ertelemiştim. O gün biraz farklıydı. Sonunda bir karar vermem gerektiğini hissettim. Spor salonu açmak için hangi bölümden başlamalıydım? Hangi alan benim için doğru olurdu?
Çünkü spor salonu, sadece bir iş değil, benim için bir yaşam tarzı, bir tutku, bir hayal oldu. “İçimdeki eğitmen mi olmalı? Yoksa işin yönetim kısmına mı yönelmeli?” diye düşünmeden edemedim. O anı hatırlıyorum; bir süre kafamda dönen soruları cevaplayamadan, gözlerim biraz uzaklara daldı. Kayseri’nin o sabah güneşi, yavaşça doğuyordu. Bütün o belirsizlik, bir anda yerini umut dolu bir netliğe bıraktı.
Eğitim mi, İşletme mi? Bir Karar Anı
Spor salonu açmayı kafama koyduğumda, önce eğitim kısmını düşündüm. Bir yanda, spor eğitmeni olmanın ne kadar önemli olduğunu biliyordum. İnsanların güvenle çalışabileceği, doğru teknikle spor yapabileceği bir yer açmak istiyordum. İçimdeki eğitmen, “İnsanlara doğru yönlendirmeler yapmalı, onların sağlıklı yaşam yolculuklarına rehberlik etmelisin,” diyordu. Bir eğitmen olarak, gerçekten sporun insan hayatındaki önemini hissettirmenin ne kadar değerli olduğunu biliyordum. Ancak eğitmenlik kısmı çok da pratik bir şey değildi. Her gün yüzlerce insanla, onlarla iletişim kurarak, onların zayıf yönlerini keşfederek çalışmak bana çok büyük bir sorumluluk gibi geliyordu.
Bir süre sonra düşündüm, belki de spor salonunun açılması ve doğru yönetilmesiyle ilgili daha çok araştırma yapmalıydım. İşletme kısmı çok daha farklı bir yerdi. Spor salonunu açmak, doğru ekipman seçimi, pazarlama, finansal yönetim… Bu tüm hayalimin önemli bir parçasıydı ama içimdeki eğitmen, “İnsanların hayatlarını değiştirmek istiyorsun, bu kadar işi nasıl dengeleyeceksin?” diyordu. İşte o an gerçekten bir çıkmazdaydım.
Sonunda Bir Karar: Hem Eğitmen Hem Yöneticiyim
Bir süre daha düşünmek zorunda kaldım. Ama o sabah biraz daha netleştim. Eğitim kısmı olmazsa olmazdı, fakat spor salonunun sadece eğitmenlik değil, aynı zamanda etkili bir yönetim anlayışıyla çalışması gerektiğini fark ettim. Yani, spor salonu açmak için hangi bölüm? Bence her ikisi de önemliydi. İçimdeki eğitmen, doğru yönlendirmeler yaparak insanlara hayatlarını değiştirmelerinde yardımcı olmalıydı. Ama içimdeki yönetici de, bu süreçlerin düzenli, planlı ve sürdürülebilir bir şekilde yürümesini sağlamalıydı.
Kayseri’de her gün yürüdüğüm sokaklar, her adımda bana biraz daha ilham verdi. Hayal kırıklıklarımdan, başarısızlıklarımın neden olduğu o duygusal çalkantılardan sonra artık bir şeylere karar verme vaktiydi. Eğitim ve yönetim, ikisi de birbirini tamamlayan unsurlar olmalıydı. Hem spor eğitmeni hem de bir işletme yöneticisi olarak, hayalini kurduğum spor salonunu hayata geçirecektim.
Hayaller ve Gerçekler Arasında
Yavaşça masamın başına oturup, spor salonu açmak için hangi bölüm konusunda araştırma yapmaya başladım. Bir taraftan sosyal medya hesaplarımda paylaştığım, “Hayalimi gerçekleştiriyorum!” gibi paylaşımlar yapıyor, diğer taraftan kafamda planlarımı netleştiriyordum. Birkaç ay süren araştırmalardan sonra, spor salonunun hem profesyonel bir eğitmen kadrosu hem de işin yönetim kısmına hâkim bir yapıyla ilerlemesi gerektiğini fark ettim.
Ama tüm bu planları yaparken, bir yandan da eski kayıplarımı düşündüm. O kaybolan güveni, kaybettiğim fırsatları… Bir yanda heyecan, diğer yanda karamsarlık vardı. “Başarabilecek miyim?” diye soruyordum. Ve ardından, “Evet, başaracağım,” diyordum. Çünkü hayallerim vardı. Her şeyin çok net olduğu zamanlar ve karmaşanın içinde kaybolduğum anlar… Ama yine de bu yolculuğun sonunda, insanlara sağlıklı bir yaşam sunabilme düşüncesi bana hep umut verdi.
Sonuçta
Spor salonu açmak için hangi bölüm? Sorusu, başlangıçta bana çok karmaşık gelmişti. Ama zamanla fark ettim ki, hayalini kurduğum spor salonunu oluşturmak için yalnızca bir alanda değil, iki alanda da kendimi geliştirmem gerekiyordu. Hem eğitmen olmalıydım, hem de iyi bir yönetici. Her şeyin sonunda, bu iki dünya arasında dengeyi bulmak, aslında en büyük mücadeleydi. Ve bunu başarmak, belki de içimdeki duygusal dağınıklığı, hayal kırıklıklarını ve kararsızlıkları aşmak demekti.
Şimdi, her gün gözlerimle, kalbimle ve ruhumla o spor salonunun kapısını açmayı bekliyorum. Bir yanda tüm bu kararsızlıkları ve zorlamaları, diğer yanda umutları taşıyorum. Kim bilir, belki bir gün yazdığım günlüklerden birinde, bu anıları hatırlayarak bir kahkaha atarım…