Logaritma TYT mi AYT mi? Hayatımızdaki Bu Kritik Karar Geceyi uykuya dalmadan önce aklımızda dönüp duran birkaç sorudan biri: “Bu matematik konusu TYT’de mi, AYT’de mi?” Bu soru, sadece bir dersin sınavdaki yeriyle ilgili değil, aynı zamanda geleceğimize nasıl yön vereceğimizi de belirliyor. Özellikle logaritma gibi, hem temel matematiksel düşünme becerilerini hem de sınavlarda yüksek puanları hedefleyen öğrencilerin sıkça karşılaştığı bir konu söz konusuysa, bu soru biraz daha karmaşıklaşıyor. TYT mi AYT mi? Ya da aslında bu konu her ikisinde de var mı? Hadi, birlikte bakalım… Logaritmanın sınavdaki yerini, tarihsel kökenlerini ve günümüzdeki yerini keşfederek, doğru stratejiyi nasıl belirleyebileceğimizi anlayalım.…
Yorum BırakEnerji Dolu Öneriler Yazılar
Kriko ve Bijon Anahtarı Zorunlu mu? Psikolojik Bir Bakış Giriş: İnsan Davranışları ve Zorlukların Psikolojisi Geçenlerde, bir arkadaşımın arabasının lastiği patladı. Bu tür durumlarda, çoğu kişi gibi ben de hemen yardım etmeye çalıştım. Fakat, aracın bagajındaki kriko ve bijon anahtarını bulamayınca, kısa bir süreliğine kaygıya kapıldım. Bu, aslında günümüz dünyasında sıkça karşılaştığımız bir psikolojik durumun örneği. Acaba doğru hazırlık yapmış mıydık? Yeterince bilgi ve araç var mıydı? Kriko ve bijon anahtarı gibi araçlar gerçekten ne kadar “zorunlu” ve gereklidir? Kriko ve bijon anahtarı, teknik olarak araç sahiplerinin günlük yaşamlarında bazen gereksiz gibi görünen ama aslında hayat kurtarabilecek araçlardır. Ancak bu…
Yorum BırakHayatın anlamını arayışımızda, hepimiz çeşitli etik, bilgi ve varlık soruları ile karşılaşıyoruz. İnsanlar, zaman zaman kendilerine “Neden doğruyu yapmalıyım?” veya “Gerçek ne?” gibi sorular sorar. Bu soruların cevapsız kalması, insanın kendi varoluşunu ve evrende bir anlam bulma çabalarını zorlaştırır. Şiirler, bu tür felsefi soruları anlamaya çalışmanın bir yoludur. Örneğin, “Unumuzu elemiş” diyen kimdir? Bu kısa ve derin anlamlar taşıyan bir dizede, yalnızca kelimeler değil, hayatın bütün anlam arayışları da gizlidir. Hem etik hem de bilgi kuramı (epistemoloji) ve varlık (ontoloji) perspektifinden bu dizenin taşıdığı derin anlamı incelemek, bize sadece geçmişin değil, günümüzün felsefi sorunlarını da anlamada yardımcı olabilir. “Unumuzu Elemiş”…
Yorum BırakBisiklet Gergisi Ne İşe Yarar? Felsefi Bir Bakış Açısı Bir sabah, güne başlamak için bisikletinizi çıkarıp yola koyulmayı planlarken, birden bisikletin zincirinin gevşediğini fark ettiniz. Bu sıradan bir olay gibi görünebilir, ancak hemen aklınıza bir soru geliyor: Gerçekten bir bisikletin düzgün çalışması, sadece fiziksel bileşenlerinin uyumu ile mi ilgilidir, yoksa onu doğru bir şekilde ayarlamak, bize insan yaşamına dair daha derin bir ders mi veriyor? Bisikletin zincirini gergin tutmak, basit bir teknik düzenleme olmanın ötesinde, insanın kontrol, denge ve işlevsellik arayışının bir yansıması olabilir mi? Peki, bu gerginlik, her şeyin doğru çalışmasını sağlamak için ne kadar önemlidir ve bu, hayatta…
Yorum BırakAçık Yarayla Yüzleşmek: Siyasal Güç, Toplumsal Düzen ve Demokrasi Toplumlar, tıpkı insanların bedenleri gibi, sürekli olarak yaralanır. Bu yaralar, bazen doğrudan görünür, bazen ise daha derin ve görünmeyen biçimlerde karşımıza çıkar. Ancak ne zaman ki bir yara açılır, bir şeylerin yanlış gittiği anlaşılır; bir tür iyileşme süreci başlar. Peki, toplumların yaraları nasıl iyileşir? İktidar, kurumlar, ideolojiler, yurttaşlık ve demokrasi kavramları bu yaraların üzerine nasıl bir krem sürer? Bu soruya yanıt ararken, siyasal bir bakış açısıyla, toplumun yaralarını saran güç ilişkileri, katılım ve meşruiyet gibi kavramları göz önünde bulundurmalıyız. Güç İlişkileri ve Toplumsal Yararlar Güç ve Meşruiyet İlişkisi Bir toplumu oluşturan…
Yorum BırakAutoclave Nedir Tıpta? Felsefi Bir Bakış Bir tıp pratiği düşünün: Sağlık çalışanları, insan hayatını koruma ve tedavi etme görevini üstlenirken, tüm bu süreçlerin gerisinde bir dizi etik, epistemolojik ve ontolojik soru belirir. Bazen, bir hastanın iyileşmesi sadece teknik bilgiye değil, aynı zamanda bu bilgiyi nasıl elde ettiğimize, nasıl kullandığımıza ve bu sürecin insani boyutlarına bağlıdır. Tıptaki araçların, makinelerin ve teknolojilerin, hastaların yaşamlarını şekillendiren etkilere sahip olduğu bir dünyada, bunları sorgulamak anlamlı bir felsefi soruya yol açar: Gerçekten ne kadar kontrol sahibiyiz? Bu yazıda, autoclave adı verilen, tıpta hayati önem taşıyan bir aracı felsefi bir bakış açısıyla inceleyeceğiz. Autoclave, her ne…
Yorum BırakAllah İzin Verirse, Allah İsterse: Ekonomi Perspektifinden Bir İnceleme Hayatımızdaki her seçim, her karar, bir şekilde sonuçları olan bir tercihtir. Ne zaman bir yol seçsek, diğer bir yolu terk etmiş oluruz; her adımımız bir fırsat maliyeti taşır. Peki, bu kadar derin bir seçim süreci içinde, belirsizliğin ve dışsal faktörlerin gücü ne kadar etkilidir? Ekonomik anlamda bu soruya yanıt ararken, Allah’ın izni ve isteği gibi bir kavramın, aslında insan davranışlarını, ekonomik kararları ve toplumsal yapıları nasıl şekillendirdiğini analiz etmek istiyoruz. “Allah izin verirse, Allah isterse” şeklindeki ifadeler, bir yandan inançsal bir boyut taşırken, diğer yandan hayatın öngörülemezliğini ve kişisel iradenin sınırlarını…
Yorum BırakToplulukçuluk: Eğitimde Dönüştürücü Bir Yaklaşım Eğitim, sadece bilgi aktarımı değil, aynı zamanda insanın gelişen dünyasında daha bilinçli, duyarlı ve etkili bir birey olarak var olabilmesi için kritik bir araçtır. Her birey farklı bir dünyadan, farklı deneyimlerden ve farklı düşünme tarzlarından gelir. Bu farklılıklar eğitim süreçlerine de yansır ve bazen geleneksel öğretim yöntemleri, tüm bireylerin öğrenme ihtiyaçlarına hitap etmede yetersiz kalabilir. İşte bu noktada toplulukçuluk, eğitimde daha eşitlikçi, işbirlikçi ve dönüştürücü bir yaklaşım olarak karşımıza çıkar. Toplulukçuluk, bireysel öğrenme süreçlerinin, grup dinamikleriyle harmanlanarak daha anlamlı hale gelmesini sağlar. Bu yazıda, toplulukçuluğun eğitimde nasıl bir dönüşüm yaratabileceğini pedagojik bir bakış açısıyla ele…
Yorum BırakSözleşmeli Personel Ne Demektir? Ekonomik Bir Perspektiften Analiz Bir ekonomist olarak, kaynakların sınırlılığı ve bu sınırlı kaynaklarla nasıl kararlar aldığımız her zaman ilgimi çeker. Toplumlar, kaynakları en verimli şekilde kullanmak için sürekli olarak tercih yapar. Bu tercihler, iş gücü piyasasında da kendini gösterir. İş gücü piyasasında karşılaştığımız farklı çalışma türlerinden biri de “sözleşmeli personel” kavramıdır. Sözleşmeli personel, belirli bir süre ve belirli şartlarla iş sözleşmesi yaparak çalışan kişilerdir. Ancak bu basit tanım, piyasa dinamikleri, bireysel kararlar ve toplumsal refah çerçevesinde oldukça derin bir ekonomik analize tabi tutulabilir. Peki, sözleşmeli personel modeli ekonomik açıdan ne anlama gelir ve bu modelin gelecekteki…
Yorum BırakBeton mu Sağlam Asfalt mı? Hangi Yüzey Daha Dayanıklı? Konya’da yaşıyorum, yani her gün uzun yollar, dümdüz caddeler ve zaman zaman o dayanılmaz asfalt sesleriyle iç içeyim. Bazen yürürken, bazen araba sürerken kafamda bir soru dönüp duruyor: Beton mu sağlam asfalt mı? Hani, düşünsenize, bir mühendis olarak bu tür sorular karşısında ne yapmalıyım? Hemen analitik kafam devreye giriyor ama bir yandan da içimdeki insan tarafı “Sadece rahat yürüyüp, o güzel havanın tadını çıkar” diyor. İki zıt bakış açısını birleştirip, bu soruyu hem bilimsel hem de insani açıdan nasıl ele alırım, gelin birlikte keşfedelim. Beton ve Asfaltın Temel Farkları Beton ve…
Yorum Bırak