Herçi Bâd Âbâd Ne Demek? Antropolojik Bir Yolculukta Kader, Kültür ve İnsan Deneyimi Dünyanın farklı köşelerinde insanların aynı olaylara verdikleri tepkiler çoğu zaman şaşırtıcı derecede farklıdır. Bir toplum kaybı felaket olarak görürken, bir diğeri onu yeni bir başlangıcın eşiği sayabilir. İnsan davranışlarının bu çeşitliliği, kültürün ne kadar güçlü bir filtre olduğunu hatırlatır. “Herçi bâd âbâd” ifadesi de tam bu noktada, yalnızca bir söz değil, aynı zamanda kader, kabullenme ve belirsizlikle baş etme biçimidir. Farsça kökenli bu ifade “ne olursa olsun” ya da daha derin bir anlamda “sonuç ne olursa olsun kabulüm” gibi bir teslimiyet ve risk alma hâlini anlatır. Antropolojik…
Yorum BırakEnerji Dolu Öneriler Yazılar
Kayın Ağacının Sertliği Nedir? Geleceğe Bakarken Aklımda Dönen Tek Soru Değerli Viffel okurları, bu makalemizde “Kayın ağacının sertliği nedir” konusunda bilmeniz gereken her şeyi derledik. Ankara’da sabahlar her zaman biraz düşünceli başlıyor. Şehir uyanırken ben de çoğu zaman zihnimde aynı anda onlarca pencere açılmış gibi hissediyorum. 28 yaşındayım. Teknolojiye yakın duruyorum, yazılım dünyasını takip ediyorum, sistemlerin nasıl değiştiğini izliyorum. Ama ne kadar dijitalin içindeysem, bir o kadar da doğaya ait şeylere takılı kalıyorum. Son zamanlarda kafamı en çok meşgul eden şeylerden biri ise basit bir soru gibi görünen ama içinde çok katman taşıyan bir ifade: Kayın ağacının sertliği nedir? Bu…
Yorum BırakAlüminyum Folyo Ses Geçirir mi? Algının, Zihnin ve Sosyal Gerçekliğin Kesişim Noktası İnsan davranışlarını anlamaya çalışırken çoğu zaman teknik sorularla psikolojik süreçler arasındaki bağlantının ne kadar güçlü olduğunu fark ederim. “Alüminyum folyo ses geçirir mi?” gibi yüzeyde fiziksel bir merak gibi görünen bir soru bile, aslında algının nasıl kurulduğunu, zihnin belirsizlikle nasıl başa çıktığını ve sosyal çevrenin bu algıyı nasıl şekillendirdiğini anlamak için oldukça verimli bir zemin sunar. Sesin bir malzemeden geçip geçmemesi yalnızca fiziksel bir mesele değildir; aynı zamanda insanın “geçirir mi, geçirmez mi?” sorusuna verdiği yanıtın nasıl oluştuğu da başlı başına bir bilişsel süreçtir. Bu süreçte beklentiler, önceki…
Yorum BırakDenizin Sıcaklığı, Bilginin Sınırı ve Varlığın Sessizliği: Kıyıköy Üzerine Felsefi Bir Düşünce Bir insan, sabah erken saatlerde sahile indiğinde ayağını suya sokar ve basit bir soru belirir: “Su sıcak mı?” Bu soru, ilk bakışta ölçülebilir, teknik ve sıradan görünür. Oysa aynı soru, farklı bir düzlemde sorulduğunda bambaşka kapılar açar: “Sıcaklık nedir?”, “Sıcaklığı kim ölçer?”, “Deniz dediğimiz şey gerçekten nedir?” ve hatta “Bir şeyin bilgisi, o şeyin kendisi midir?” Bu yazı, Karadeniz kıyısında yer alan Kıyıköy üzerinden hem fiziksel bir gerçekliği hem de felsefi bir problemi tartışır: Kıyıköy’de deniz suyu sıcaklığı ne kadardır? Deneyimsel Gerçeklik: Kıyıköy’de Deniz Suyu Sıcaklığı Bugün Amasra’da…
Yorum BırakDebriyajın kavrama noktası nasıl bulunur? Bilimsel Mantığı Sade Bir Dille Anlamak Tavsiye Ettiğimiz İçerik: Kütük neden değişir ? Eskişehir’de üniversitede çalışan 27 yaşında biri olarak günümün bir kısmı laboratuvar, bir kısmı kampüs içi yürüyüş, bir kısmı da Espark trafiğinde debriyajla küçük bir “denge savaşı” içinde geçiyor. Özellikle manuel vites bir araç kullanıyorsanız, her sürüşte aynı soruya geri dönüyorsunuz: Debriyajın kavrama noktası nasıl bulunur? Bu soru dışarıdan bakınca çok basit görünüyor. Ayağını kaldırırsın, araba yürür. Ama işin içine girince durum değişiyor. Çünkü burada mekanik bir sistem, sürtünme fiziği, hidrolik basınç ve insan refleksi aynı anda çalışıyor. Yani aslında küçük bir pedalın…
Yorum BırakFar değişimi ne kadar? sorusunun gündelik hayattaki karşılığı Bugün Viffel sayfasında “Far değişimi ne kadar” üzerine hazırladığımız içeriği sizlerle buluşturuyoruz. İstanbul’da sabah erken saatlerde metrobüse binmek, özellikle kış aylarında, hem ışık hem de görünürlük meselesini daha somut hissettiriyor. Sokakta araçların farları yalnızca bir teknik detay gibi durmuyor; güvenlik, sınıfsal farklılıklar ve şehirde kimin nasıl hareket edebildiğiyle doğrudan bağlantılı bir meseleye dönüşüyor. “Far değişimi ne kadar?” sorusu ilk bakışta sadece bir otomotiv bakım sorusu gibi görünse de, aslında şehirde yaşamın maliyeti, bakım kültürü ve hatta sosyal eşitsizlikler hakkında çok şey söylüyor. Bir sivil toplum kuruluşunda çalışan biri olarak sahada farklı mahallelerde,…
Yorum BırakEn Çok Yatırım Yapılan Altın Hangisi? Ekonomik Bir Karar, Kıt Kaynaklar ve İnsan Davranışı Üzerine Derin Bir Okuma İnsan, kıt kaynaklar karşısında seçim yapmak zorunda kalan bir varlıktır. Bu seçimler yalnızca rakamlardan ibaret değildir; aynı zamanda beklentiler, korkular, toplumsal hafıza ve gelecek tahayyülleriyle şekillenir. Altın yatırımı da bu seçimin en eski ve en güçlü örneklerinden biridir. Ancak “en çok yatırım yapılan altın hangisi?” sorusu yalnızca teknik bir piyasa verisi değildir; mikroekonomiden makroekonomiye, davranışsal ekonomiden kamu politikalarına kadar uzanan çok katmanlı bir analiz alanıdır. Altın; bir varlık, bir güven limanı ve aynı zamanda bir fırsat maliyeti hesabıdır. Bir yatırımcı altına yöneldiğinde,…
Yorum BırakGiriş Karamuk otu üzerine konuşmaya başladığımda çoğu öğrencinin yüzünde aynı ifade beliriyor: “Bu da neyin nesi?” Aslında Eskişehir’de yaşayan biri için oldukça tanıdık bir bitkiden bahsediyoruz. Pazar tezgâhlarında küçük, koyu mor meyveleriyle göze çarpan, bazen reçeli yapılan, bazen de kurutulup çay gibi kullanılan bu bitki, doğanın küçük ama güçlü oyuncularından biri. Üniversitede çalışan genç bir araştırmacı olarak bitkilerle ilgili en çok dikkatimi çeken şey, çoğunun “göründüğünden fazlası” olması. Karamuk da tam olarak böyle. Dışarıdan bakınca sıradan bir yabani meyve gibi duruyor ama içine biraz bilim, biraz tarih ve biraz da halk bilgisini katınca oldukça zengin bir hikâye ortaya çıkıyor. Bu…
Yorum BırakDillerin Antropolojisi: “Happily sıfat mı?” Sorusu Nereden Bakıldığına Göre Değişir Kültürlerin birbirine karıştığı, anlamların sınırlarının sürekli yeniden çizildiği bir dünyada, küçük bir dil sorusu bile geniş bir antropolojik haritayı açabilir. “Happily sıfat mı?” gibi basit görünen bir ifade, yalnızca dilbilgisel bir tartışma değil; insan topluluklarının dünyayı nasıl sınıflandırdığını, nasıl anlamlandırdığını ve hatta nasıl hissettiğini gösteren bir kapıdır. Bu yazı, sabit bir uzman bakışına yaslanmadan, farklı toplumların dil, ritüel ve günlük yaşam pratikleri içinde kelimelerin nasıl yaşadığını keşfetmeye çalışan bir yolculuk olarak düşünülebilir. Çünkü kelimeler yalnızca iletişim aracı değildir; aynı zamanda birer kültürel iz, birer davranış kalıbı ve birer kimlik üretim…
Yorum Bırak