No Yanması Ekzotermik Mi? Kayseri’nin Rüzgârında Bir Sorunun Peşinde
—
1. Hava Soğuk, Ama Sorular Daha Soğuk
Kayseri’de bir kış sabahıydı. Bembeyaz kar, şehrin üstünü örtmüş, her şeyin üstünü kapamıştı. İçeriye girmeden önce dışarıda birkaç dakika kalıp bu soğuk havayı içine çekmek gibisi yoktu. Bir de rüzgarın sesine kulak kesilmek vardı. Dışarıda kar var ama ben hâlâ içeride hissettiğim şeylerin çok daha soğuk olduğunun farkındaydım.
O sabah, okulda yapılacak fizik deneyine dair düşünceler kafamı kurcalıyordu. Bir yandan da son zamanlarda içimi sıkıştıran, peşinden gitmem gereken sorular vardı. Ve bir soru vardı ki, beni ne kadar düşündürse de cevabı çok basitti gibi geliyordu: No yanması ekzotermik mi?
Gerçekten de basit bir soru gibi görünüyordu. Ama cevabını hemen öğrenmek istemiyordum. Bir şekilde yanıtı anlamak, bana bir anlamda kaybolmuş hissettiğim o güveni geri getirecekmiş gibi hissediyordum. Ama işte, o an, karşımda bu kadar basit bir soru olmasına rağmen kafamı meşgul eden şeyleri görmek, zorlayıcı bir şeydi.
—
2. Yanıtların Beni Anlatması
Okulda fizik dersine girdiğimizde, öğretmenim bana bu soruyu sormayı unutmamı söyledi. “No yanması ekzotermik mi?” diye sormak, biraz fazla belirsiz bir şeydi, fakat aklımda hala çalkalanıyordu.
Öğretmen deneyini gösterdiğinde, kavramsal farklar bir anda netleşti. Evet, no’nun yanması ekzotermikti; bu noktada gerçekten de fiziksel anlamda bir reaksiyonun sıcaklık artırması ve ısı yayması gerektiği hemen anlaşılmıştı. Ama bana göre, bu konuda başka bir şey vardı. Duygusal anlamda neyi hissettiğimi soracak olursanız, hayal kırıklığı…
Hayal kırıklığı çünkü, bazen hayatımda da aynı şekilde bir şeyin eksik olduğunu düşünürüm. Beklediğim kadar sıcaklık artmaz. Sadece bir reaksiyonla karşılaşırım ama beklediğim etkiyi hissetmem.
—
3. Fiziksel Reaksiyonlar ve Duygusal Dalgalar
Hayat bazen bir fizik deneyine dönüşür gibi hissediyorum. Ne kadar teorik ve mantıklı bir düzeni kurmaya çalışsam da, o düzenin gerçek hayatta nasıl işlediği beni şaşırtıyor. Kimi zaman bir şeyin mantıklı olduğunu biliyorum ama yine de etkisini tam anlamadığımda duygusal olarak bir boşluk hissediyorum. Belki de sorumun cevabı benim için bir anlamda şuydu: “Hayatın içindeki beklenen reaksiyonları doğru okuyabiliyor muyuz?”
Evet, no yanması ekzotermikti, ama duygusal dünyamda ben o kadar sıcaklık hissedemedim. Bir reaksiyon vardı ama duygusal anlamda bana dokunmuyordu. Bazen kafamda bir şeyler eksik oluyordu ve bu eksiklik, çevremdeki her şeyin bir anlamda soğumasına yol açıyordu.
—
4. Her Şeyin Bir Anlamı Var mı?
İçimdeki bu karmaşa, bir bakıma hayal kırıklığının yanında umut da barındırıyordu. Çünkü bazen, tam olarak anlamadığın bir şeyin ardında, belki de yaşamın sana anlatmaya çalıştığı bir şey vardır. Bilimsel anlamda no yanması ekzotermik olduğu halde, bu bana sadece bir fiziksel öğreti sunuyordu. Ancak duygusal anlamda, cevabın beni anlamlandırmaya yetmediğini hissetmiştim. Yine de bu hissiyat, benim büyümem için gerekli olan bir adım olabilir miydi? Umut ediyordum.
Belki de en büyük öğrenmem gereken derslerden biri şuydu: Cevaplar o kadar kolay değil. Bazen bir olayın ardında çok daha derin anlamlar yatıyor olabilir ve sadece fiziksel reaksiyonları gözlemleyerek her şeyi anlamam mümkün olmuyor.
—
5. Son Söz: Soğuk ve Sıcak Arasında
Kayseri’nin kar yağışını izlerken, içimdeki kararsızlıkla, hava ne kadar soğuk olursa olsun, bir sıcaklık arayışına giriyorum. Ve evet, belki de bir gün bu soruya tam olarak ne hissettiğimi bulacağım. Ancak o güne kadar, her şeyin nedenini tam olarak çözmemek, beni daha çok düşündürür.
Sonunda fark ediyorum ki, evet, no yanması ekzotermik. Ama aynı zamanda, hayattaki pek çok şeyin çok daha karmaşık ve anlaşılması zor olduğunu kabul etmek, belki de en doğru cevap olacaktır.