Türkiye’de Rus Üssü Var Mı? Bir Gencin Gözünden, Kayseri’nin Sırlı Geceyi
Bir akşam, Kayseri’nin soğuk rüzgarı yine yüzümü sarmıştı. İşe giderken, kafamda bir soru belirdi: “Türkiye’de Rus üssü var mı?” Bunu düşündükçe, kafamın içinde bir yığın düşünce birbirine çarpıyordu. Ne garip bir soru değil mi? Hayal kırıklığı, heyecan, merak… Bütün bunlar bir arada belirdi ve tek bir akşamda her şeyin başka bir anlam kazandığını fark ettim. Ama nasıl, nereden ve neden bu konu aklıma geldi, diye soracak olursanız, her şey o akşamki o sade, ama derin sohbette başladı.
Bir Sohbet, Bir Gecede Birleşen Düşünceler
O akşam, bir arkadaşım ile Kayseri’nin en yüksek tepelerinden birinde yürüyorduk. Soğuk hava, kışın en sert halini almıştı ama gözlerim hala parlıyordu. Konu, tamamen başka bir şeydi aslında; ama o akşam bir anda sözü “dünya siyasetine” getirdik. Bu tür sohbetlerde insanlar genellikle işin içine mizahı katmayı sever. Fakat ben, o gece, içimde bir şeylerin farklı olduğunu hissediyordum. Ve o an, arkadaşım bir anda Türkiye’deki askeri üslerden ve Rusya’nın yakın ilişkilerinden bahsetmeye başladı. O kadar çok detay vardı ki, kafamda bir dizi soru belirdi.
Arkadaşım, “Ya, Türkiye’de gerçekten Rus üssü olabilir mi?” dediğinde, bir anlık şaşkınlık ve hayal kırıklığı karışımı bir şey hissettim. Cevabını bilmiyordum. Hemen bir yanıt veremedim. Ama bir soru daha geldi: “Eğer varsa, bunun bizim için ne anlamı var?” O an, Kayseri’nin karanlık geceye bürünmüş sokakları, eski taş binaları arasında, bir şekilde uzaklaşmaya başladık. O soğuk havada, sanki duygularım da bir adım daha geriye gitmişti. Belki de doğru cevabı bulamamış olmak, beni korkutmuştu.
Gerçekten Var Mı? Bir Gencin Arayışı
O günden sonra bu soruyu kafamdan atamadım. Belki de her şey çok daha karmaşık hale gelmişti. Türkiye’de Rus üssü var mı diye düşünürken, bir yandan da geçmişin ve geleceğin kollarında sıkışıp kaldığımı fark ettim. Rusya, yıllarca Türkiye ile karmaşık ilişkiler içinde olmuştu. Yavaşça, gündelik hayatın dışında bir yere çekildim. Yavaşça, bu sorunun cevabını bulmak istedim. Gerçekten var mıydı bir Rus üssü, yoksa bu sadece bizim hayal gücümüzün ürünü müydü?
İçimdeki merak her geçen dakika büyüyordu. Google’ı açtım, ama her şey ne kadar karmaşık ve belirsizdi. Hem okuduğum haberlerde bu konuda net bir şey bulamıyordum, hem de bazen kulağıma çalınan söylentiler arasında, belki de her şeyin bir yanılsama olduğunu düşünmeye başladım. Sonunda, okuduğum her yazı beni daha fazla içinden çıkılmaz bir girdaba soktu. Bu soruyu, belki de hiç bilmediğim yerlerdeki insanlar daha doğru cevaplayabilirdi, kim bilir?
Hayal Kırıklığı ve Umut Arasında
O geceyi hatırlıyorum. Kayseri’nin sokaklarında yürürken, bir yandan kafamın içinde bu sorunun cevabını ararken, diğer yandan kendi hislerimi de anlamaya çalışıyordum. Sonuçta, hayatımda belki de en derin kaygılara sahip olduğum anlardan birini yaşıyordum. Bir bakıma, korkudan bile sayılabilecek bir şeydi bu. “Ya varsa?” diye düşündüm. “Ya ülkemde, Rusya’nın etkisini hissettiğimiz bir askeri üs varsa?” Ne garip, ne kadar da duygusal bir soru, değil mi? Kafamda dönüp duran sorular ve bu kadar büyük bir belirsizlik…
İçimdeki insan, işte burada devreye giriyor. Duygusal olarak bir kaygı oluşmuştu. Ama aynı zamanda bir umut vardı. Belki de bu tür şeylere kafayı takmak, kişisel olarak kendini biraz yalnızlaştırmak anlamına gelebilir. Belki de gerçek bu kadar basit değildir. Belki de, dünyada olan biten olayların, bizim yaşamlarımız üzerinde bu kadar etkisi olmamalıydı. O gece yürürken, aklımdan geçenler sadece geleceğe dair kaygılar değildi; aynı zamanda bu kadar kaygı taşıyan bir dünyada, belki de bir umut ışığı arayışım vardı. Bir şekilde, her şeyin düzenli ve anlaşılır olmasını istiyordum. Fakat, belki de bu kadar net bir cevap, her zaman gelmeyecekti.
Sonuç: Bir Cevapsız Sorudan Fazlası
Sonunda, ne yazık ki, o geceye dair kesin bir cevaba ulaşamadım. Türkiye’de Rus üssü var mı, hala bilmiyorum. Ama bir şey fark ettim. Hayatın içerisinde bazen cevapsız soruların bizi daha fazla etkilemesi, aslında bizlerin düşüncelerini daha da yoğunlaştırıyor. Kayseri’deki o soğuk akşam yürüyüşü, hayatıma yeni bir bakış açısı getirdi. Sadece sorular değil, duygular ve düşünceler arasında gidip gelmenin bir anlamı olmalıydı. Hayal kırıklığı, merak ve belirsizlik bir arada yaşanabilir. Bunu kabul ettim. Gelecekte belki başka bir gece, bu sorunun cevabını bulabilirim. Ama o gece, belki de sadece cevaplardan çok, bu soruya nasıl yaklaşmam gerektiğini öğrendim.