Barback nedir? – Bardaki görünmeyen kahramanı anlamaya giriş Bazen bir mekâna giriyorsun, ışıklar loş, müzik hafif omzuna dokunuyor gibi, insanlar konuşuyor ama sanki herkes aynı ritimde sallanıyor. Sen de İzmir’de yaşayan, “bugün sadece bir bira içip çıkacağım” deyip üç saat sonra hayatın anlamını tartışan tiplerden biriysen, bar sahnesi sana yabancı değildir. İşte tam o noktada bir figür var ki çoğu insan adını bile bilmez ama o olmazsa o gece resmen çöker: barback. Barback nedir? sorusunu ilk duyduğumda ben de açıkçası “bu yeni bir içki mi, yoksa barın VIP arka odası mı?” diye düşünmüştüm. Hatta yanlışlıkla bir mekânda garsona “abi bir…
Yorum BırakEtiket: bir
Far değişimi ne kadar? sorusunun gündelik hayattaki karşılığı Bugün Viffel sayfasında “Far değişimi ne kadar” üzerine hazırladığımız içeriği sizlerle buluşturuyoruz. İstanbul’da sabah erken saatlerde metrobüse binmek, özellikle kış aylarında, hem ışık hem de görünürlük meselesini daha somut hissettiriyor. Sokakta araçların farları yalnızca bir teknik detay gibi durmuyor; güvenlik, sınıfsal farklılıklar ve şehirde kimin nasıl hareket edebildiğiyle doğrudan bağlantılı bir meseleye dönüşüyor. “Far değişimi ne kadar?” sorusu ilk bakışta sadece bir otomotiv bakım sorusu gibi görünse de, aslında şehirde yaşamın maliyeti, bakım kültürü ve hatta sosyal eşitsizlikler hakkında çok şey söylüyor. Bir sivil toplum kuruluşunda çalışan biri olarak sahada farklı mahallelerde,…
Yorum BırakGiriş Karamuk otu üzerine konuşmaya başladığımda çoğu öğrencinin yüzünde aynı ifade beliriyor: “Bu da neyin nesi?” Aslında Eskişehir’de yaşayan biri için oldukça tanıdık bir bitkiden bahsediyoruz. Pazar tezgâhlarında küçük, koyu mor meyveleriyle göze çarpan, bazen reçeli yapılan, bazen de kurutulup çay gibi kullanılan bu bitki, doğanın küçük ama güçlü oyuncularından biri. Üniversitede çalışan genç bir araştırmacı olarak bitkilerle ilgili en çok dikkatimi çeken şey, çoğunun “göründüğünden fazlası” olması. Karamuk da tam olarak böyle. Dışarıdan bakınca sıradan bir yabani meyve gibi duruyor ama içine biraz bilim, biraz tarih ve biraz da halk bilgisini katınca oldukça zengin bir hikâye ortaya çıkıyor. Bu…
Yorum BırakMerhaba değerli Viffel okuyucuları. Bu yazımızda “Kara deliğe uzay boşluğuna düşersek ne olur” hakkında faydalı bilgiler bulabilirsiniz. Kara delikten çıkılır mı? Bu sorunun peşine düşerken zihnin de biraz “ufka” yaklaşıyor Geçen gün akşam eve dönerken vapurda karşıya bakıyordum. İstanbul’un ışıkları suya vurmuş, biraz bulanık biraz da büyüleyici bir görüntü… O an kulaklıkta bir podcast açıldı ve konu yine dönüp dolaşıp kara deliklere geldi. İçimden şu soru geçti: Kara delikten çıkılır mı? Garip bir şekilde bu soru sadece bilimsel değil, biraz da zihinsel bir yere dokunuyor. Sanki “geri dönüşü olmayan şeyler var mı?” sorusunu da yanında taşıyor. Ama önce işin fizik…
Yorum BırakViffel olarak her zaman olduğu gibi, bu kez “İslam dininde bilime verilen önem” konusunda sizin yanınızdayız. İslam Dininde Bilime Verilen Önem: Gerçekler, Efsaneler ve Tartışmalı Noktalar İslam ile bilim ilişkisi konuşulunca ortam genelde ikiye ayrılıyor: Bir taraf “İslam zaten bilimi teşvik etti, altın çağ yaşandı” diyor, diğer taraf ise “din ile bilim yan yana zor gider” gibi daha keskin bir çizgi çekiyor. Açık konuşmak gerekirse, bu iki uç da meseleyi biraz fazla basitleştiriyor. Konu sandığımızdan daha karmaşık, daha tarihsel ve daha çok da insan faktörüyle ilgili. Ben İzmir’de yaşayan, bu tür tartışmalara sosyal medyada sık sık giren bir genç olarak…
Yorum BırakBodrum Neden Tercih Ediliyor? Tarihten Günümüze Mavi ile Beyazın Diyaloğu Ege kıyılarında bir yarımada düşünün: sabahları denizin tuzunu, akşamları begonvillerin kokusunu taşır. Bodrum, yalnızca bir tatil beldesi değil; bir kültür, bir kimlik ve bir zaman algısıdır. Onun neden bu kadar tercih edildiğini anlamak için, yalnızca sahillerine değil, geçmişine ve bugünün sosyolojik dönüşümlerine de bakmak gerekir. Tarihsel Arka Plan: Antik Halikarnassos’tan Modern Bodrum’a Bodrum’un hikâyesi, M.Ö. 5. yüzyıla kadar uzanır. Eski adıyla Halikarnassos, Antik Çağ’ın en önemli liman kentlerinden biriydi. Kral Mausolos’un anıt mezarı —dünyanın yedi harikasından biri olarak anılan Mausoleum— burada yükselmişti. Bu tarihsel derinlik, Bodrum’un bugünkü kimliğine sessiz ama…
4 Yorumİdrarda Glikoz Çıkarsa Ne Olur? Tarihten Günümüze Bir Sağlık Meselesi Bir tarihçinin gözüyle bakınca, idrarda glikoz (glikozüri) yalnızca laboratuvar kâğıdındaki bir sonuç değil; şekerle kurduğumuz toplumsal ilişkinin, üretim-tüketim döngülerinin ve tıbbın düşünsel dönüşümünün de aynasıdır. Antik metinlerde tatlı idrarın karıncaları çektiği gözlemi, “madhumeha” (bal idrarı) benzetmesi ve sonunda “diabetes mellitus” adlandırmasıyla kavramsallaştı; şekerin keşfi ve sanayileşmeyle yükselen tüketim dalgası, glikozürinin görünürlüğünü artırdı. Erken hekimlerin duyusal gözlemlerinden bugünün moleküler açıklamalarına uzanan bu hat, “idrarında şeker çıkan” kişinin biyolojisini ve çağının yaşam tarzını birlikte okur. [1] Fizyolojik Eşik: Böbrek Ne Zaman “Taşır”? Normalde böbrekler glikozu süzer ve proksimal tübüllerde neredeyse tamamını geri…
8 YorumKandil Yağı Kaç Saat Yanar? Zamanı, Işığı ve Anlamı Ölçmenin Peşinde Bazı sorular vardır ki cevabı sadece sayılarla ölçülemez. “Kandil yağı kaç saat yanar?” sorusu da onlardan biri. Evet, bu sorunun fiziksel, kimyasal ve teknik bir cevabı vardır. Ama bu basit gibi görünen sorunun ardında çok daha derin bir anlam gizlidir: Işığın sembolü, sabrın ölçüsü, geleneğin zamana karşı direnci… Gel, sadece bir kandilin ne kadar süreyle yanabileceğini değil, aynı zamanda bu yanışın bize neler anlattığını da birlikte keşfedelim. Kandil ve Yağın Hikâyesi: Antik Dönemlerden Günümüze Kandiller, insanlığın en eski ışık kaynaklarından biridir. Elektriğin olmadığı çağlarda, karanlığı aydınlatan tek şey küçük…
6 YorumTörensel Görgülcülük Ne Demek? Psikolojinin Merceğinden Ritüel ve Gerçeklik Arasında Bir Psikoloğun Meraklı Sorusu: İnsan Neden Ritüellere Sarılır? İnsan davranışlarını anlamaya çalışan bir psikolog olarak sıkça düşünürüm: Neden bazı davranışlarımız neredeyse törensel bir düzen içinde tekrarlanır? Sabah kahvesini hep aynı fincanda içmek, sınavdan önce aynı kalemi kullanmak, toplumsal olaylarda belirli kalıpları takip etmek… Bunlar sadece alışkanlıklar mı, yoksa daha derin bir törensel görgülcülük biçimi mi? Bu kavram, yüzeyde sıradan görünse de insan zihninin işleyişine dair güçlü ipuçları taşır. Çünkü törensel görgülcülük, bir yandan gözleme dayalı davranış kalıplarını korurken, diğer yandan o davranışlara anlam yükleyen bir iç dünyayı da yansıtır. Törensel…
8 Yorum