Yeni MEB Bakanı Kim? İki Farklı Bakış Açısıyla Bir Kez Daha Sorgulanan Gerçekler
İzmir’de güne başladım, her zamanki gibi. Akşamdan kalan kahvemi içerken, haberleri açtım. Bir yandan, “Hadi bakalım, ne olacak bu ülkenin hali?” diyerek klasik “gündem yorumu”ma başlamayı planlıyordum ama birden… Yeni MEB Bakanı kim? sorusu dikkatimi çekti. Hemen Google’a koşmam gerekti. Ama önce, bu sorunun bana nasıl geliyor olduğunu anlatmam gerek. Çünkü bu konuda düşündükçe daha da içinden çıkılmaz bir hale geliyorum. Ama siz, daha fazla kasmadan, hızlıca o eski, tanıdık ritüele başlayalım: küçük bir iç monolog ve bolca mizah!
Günümüzün Gerçekleri: Bakanlık, Bir Tür “Kim, Nerede?” Oyunu
Bu soruyu duyduğum an, hemen kafamda birkaç soru belirdi: “Yeni Bakan mı? Neden değiştirdiler ki? Herkes gibi ben de ‘nedenini bile bilmeden’ bu değişimi tartışacak mıyım?” Ama ne yapayım, düşünmeden duramıyorum. Gerçekten bu soruyu soran kişinin aklındaki şey nedir? Bakanlık görevine kim geldi, kim gitmedi, kim kimin yerini aldı… Sonuçta bu oyun, kimseyi gerçekten “böyle olmalıydı” diye mutlu etmiyor. Hani derler ya: “İstanbul’a yeni valiyi seçmek, bakanı kim diye düşünmek kadar kolay değil!” Ben de tam olarak o noktadayım. Şu anki bakanın adı nedir, ne değildir diye arada bir espri yapıyorum. Ama öte yandan biraz içsel bir sorgulama da başlıyor. Ya ne olursa olsun, değişim şart. Bunu kabul ediyorum.
Gerçekten de, bakın size izlediğim sahneyi anlatayım: O kadar çok kişi oldu ki MEB Bakanı, artık kim olduğunu kimse hatırlamıyor! Neredeyse, her bakan değişikliğinde “bunu mu?” diye bir şaşkınlık yaşamamak imkansız hale geldi. Herkese bir fırsat veriliyor, ama bu “fırsat” bazen tıpkı o Eskişehir’deki “evde yemek, dışarıda spor yapmayı tercih ederim” gibi oluyor. Yani, sırf değiştiriyorlar diye “bu kez doğru kişi seçildi mi” diye sormak çok da mantıklı değil. Hani, sağlıklı ve bilimsel bir yaklaşım bile olsa, her bakan kendine özgü bir biçimde “yenilik” vaat ediyor.
Bir Bakanın Peşinden: “Peki, Bu Sefer Kim?”
Arkadaş ortamımda, geçen hafta biraz daha sert bir şekilde sordum: “Yeni MEB Bakanı kim?” Aniden, her biri farklı bir cevap verdi. Birisi “Yine mi değişti? Yani kim olduğunu bile bilmiyorum zaten!” dedi. Diğer arkadaşım ise, “Vallahi, bakan kimse bilmem, ama geçiştirmek için az daha öğle yemeği yiyorduk!” diye patladı. Yani, insanlar yeni MEB Bakanı kim sorusunu duyunca genellikle şunu demek istiyorlar: “Kim olduğu önemli değil, yeter ki okullarda dersler azalmadan sistem ilerlesin!” Bir taraftan da, bu ne kadar doğru? Çünkü gerçekten de “bakan değiştiği için benim hayatımda çok büyük bir şey değişecek” diyebileceğimiz bir durum yok. Ama tabii… Bazı arkadaşlarım hala “Bunu kim seçti?” sorusunu kendilerine soruyorlar.
İç sesim yine devreye giriyor: “Evet, bak bu soruyu şu an kendime soruyorum. Değişim önemli tabii, ama ‘yeni’ bir şeyin anlamı nedir ki?” Sanırım değişimin gücünü kabul etmek, aynı zamanda belirsizliğe de merhaba demek demek. Kafamda sorular sıralanırken, cevabı bulmaya çalıştım. Hayatımda bakan değişse de, belki de hayatıma etkilemeyecek bir şey olacağını düşündüm. Ama işin mizahi tarafı, işte tam burada devreye giriyor!
Sosyal Medya’da Bakanlık Gündemi: Herkes Yorum Yapmalı, Değil Mi?
O kadar sık ki, sosyal medyada “Yeni MEB Bakanı kim?” sorusuyla karşılaşıyorum, sanki herkes bu konuda bir şeyler söylemek zorundaymış gibi. Bazen gerçekten “Kim olduğunu bilmiyorum ama yorum yapmalıyım” diyorum. Herkes kendi köşesinde bakanla ilgili yorum yaparken, ben de şu an yazdığım blog yazısında kendi görüşümü dökmek istiyorum. Ama komik bir şey var: Sosyal medyada herkes fikrini belirtiyor ve geriye dönüp bakınca “gerçekten bir şey değişti mi?” sorusu devreye giriyor. Hayır, bence değişmedi. Değişen sadece bir isim ve koltuk! O yüzden yeni bakanın kim olduğu, aslında sosyal medya kullanıcıları için daha çok gündem yaratmak amacıyla soruluyor. Çünkü, “Yine bakan değişti!” yazmak daha eğlenceli bir durum.
Sonra iç sesim geldi, “Gerçekten bu kadar takılmana gerek var mı? Belki yeni bakan gerçekten çok iyi işler yapacak!” dedim. O anda aklımdan bir fıkra geçti: “Bakanlık koltuğu, sadece bir koltuk. Ama bazen koltuğa oturan kişi, devrim yapmaya karar verir!” Bakalım, belki de bu defa gerçekten bir şeyler değişir. Hani, az da olsa umut bırakmak lazım. Kim bilir, belki de o koltukta bir şeyler gerçekleşir.
Sonuç: Kimseye Ne Olur, Sen Değişme!
Sonuçta, kimseyi küçümsemiyorum. Yeni MEB Bakanı kimse, artık biz buna alışmak zorundayız. Belki o, okullarda bir değişim başlatacak, belki de değil. Ama her ne olursa olsun, ülke için bir şeylerin değişeceğini ummak, insanın içinde bir umut yaratıyor. Çünkü bir şekilde o “Yemekteyiz” programındaki gibi, en sonunda şunu diyoruz: “Her şey zamanla daha iyi olacak!” Yani, “Yeni MEB Bakanı kim?” sorusuna mizahi ve biraz da sinirli bakışlarla cevap verirken, aslında hepimiz aynı yere geliyoruz: değişim olursa da, insanları değişen bir şey yapmaz!”